Kayıtlar

Eylül, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Kader

Akşama doğru işten çıkıp evine döndü. Açlığı yorgunluğuna baskın gelip dünden kalan yemeğe dolaba çıkardı ve pişirmeye başladı. Gününü düşündü, neler yaptığını neler hissettiğini. Hemen ardından geçmişin sesini duydu irkildi, yemek pişmişti. Yemeği yutarken boğazının hafif acıdığını hissettti, hemen yemeği bitirip bir mandalina soydu. Bu bir başkaldırıydı intihara. Hasta olamazdı çünkü, çünkü..... Duraksadı, yaptığı eylemi, hasta olma korkusunu düşündü, düşündükçe kayboldu. Mandalinayı yemesi, onun ızdıraplar dolu hayatına daha da ızdırap vermemesi için bir panzehir miydi yoksa yıllardır istediği ölümü geciktiren bir zehir mi? Son dilimi bıraktı odasına çekildi. Bu kadar vefadan sevgiden bahseden bir insan için garip bir evi vardı: ne bir yakının fotoğrafı ne de eşyası. Kendisini bile anımsatacak tek bir şeyi yoktu, içeri birisi girse sadece evin yaşadığı bir ev zannederdi. Biraz dinlendikten sonra doğruldu ve salona geçti, bir sigara yaktı. İşle ilgili birkaç şeyi halletmeye koyuldu. ...

Dönmek

Gözümü kapatsam uyanabilir miyim o yatakta Duyabilir miyim sabahın habercisi kuşları Sarılabilir miyim annemin kanatlarına Dönebilir miyim hiç yaşamadığım o ana Dönmek gerçekten dönmek midir Ne sen aynı sen, ne de zaman o zaman Öyleyse nedir bu bekleyişin sonu Bunca yük olmuş anı,insanlar, hayatlar Bir tek benim mi omuzlarım ağrıyor  Anı sandıklarının sadece sana ait olduğundan Geçti denilen zamanın ağırlığından Öyleyse nedir bu içimdeki gürültü Kollarım bir dağı taşıyabilirken Nedendir ayaklarımın bir çakıla takılması Kulağıma gelen tek uğultu Ne sen Sisifossun Ne de tanrı cezanı veren