Son Bekleyiş
Bir düğün gecesi ayrılığıydı bizimki Işıldayan bir çehre, süzülmüş bir tanrıça Bense sana karşı çıkan şeytan Sen eğlendin bense sana bakıp son kez demlendim İnsanlar evlendi Biz ise ayrıldık Onlar bir yastığa baş koydu Ben ise yastığını savurdum Sen gittin, ben kaldım Yuvasını bulamayan ceylan ben oldum Ama dünyanın en güzeli değil O ceylan şimdi yağmur altında Gidemeyeceğini bildiği halde Aynı yere çeviriyor yüzünü Son görüşümdü güneşi Fakat son bekleyişim asla Söküp attığın pusula hala elimde Ve hala aynı yeri gösteriyor Uzaktan, sana zarar vermeden duruyor Düğün bittiğinde gel