İntikam-ı Doğa
Ah sevgili seni yıkıp gömdüğüm toprağa bakmadan uzaktan yazıyorum bunları
Belki yosun tutmuş ellerinle uzattığın abı hayatı içseydim
Belki o gün seni ıssız bucaksız tepede terk etmeseydim
Hatta belki de bana sarıldığında kalbimi çarptırabilseydim
Beraber uçuyor olurduk saçlarımdan koyu karanlıkta
Ve senin eleyerek sunduğun sevgine tükürmeseydim bir yağmurun hırçınlığıyla
Güneşi gözlerimin içine alabilirdim
Tüm o zelzeleri, hayatımın köşesinde olan o büyük tufanı ve sağ bacağımı kaybetmemi senin lanetine bağlamasaydım
Parmağımda özgürlüğün nişanesini taşıyor olurdum
Düşünürken bir gece yarısı yorgun ve bayık
Gözümde canlanıvermişti minik bedenin
Ve
Işığın bile ulaşamayacağı gözümün en derinine kulum kölem olmaya hazır bakışların
Bunlar senin geç gelen intikamın
Benim ise erken vuku bulan pişmanlığım
Şimdi benden bir yıldız kadar uzaktasın
Uzak ve bir o kadar albenili
Kainatın en güzel yüzünü parçalayan ellerimle yazıyorum bunları
İçinde, doğanın en dibinde, yazıyorum.
Yorumlar
Yorum Gönder