Karanlık
İşten gelmişti, yorulmuştu. Kapıyı açtı ve camı kapattı. Tüm gün hayalini kurduğu uykusunu çekmek için uzandı yatağa, üstünü değiştirmeyi sevmezdi. Küçük bir odası vardı, dikdörtgen bir dolap, toplanınca ortaya çıkan gir masa, raflarda okunmayı bekleyen kitaplar ve soğuk sert bir yatak. Bütün gün ne yaptığını düşündü düşünmekten başka. İçinde hipotezler kurup çürüttü, peygamber olup tanrıya başkaldırdı, sevgilisi oldu sevişip kayboldu ama bir sonuca varamadı. Arkadaşları geldi aklına şimdi çok uzakta, sevdiği kadınlar geldi aslında hiç yoktular... Annesini düşündü çoktan toprağa gömmüştü belki de. Birden başı döndü, midesi bulanmaya başladı-bu histen hem iğrenir hem de medet umardı-. Kalktı birden, sanki vücudu ondan bağımsız hareket ediyordu. Camı açtı fakat daha da boğuldu, nefesi ağırlaştı kalbi hızla atmaya başladı. İçinde birileri onu bekliyordu. Terler akıyordu yüzünden, nesneler geriye doğru hücum ediyordu. Gerçeklik algısı kayboluyordu. Bir an nefesi kesilecek sandı; herkesten ve her şeyden uzak, tek bir geminin bile şu ana kadar yanaşmadığı bir limanın 500 metre ilerisinde dalgalarla boğuşup kurtarılmayı bekleyen sönmüş bir ruh gibi... Düğmeleri çıkarmaya yeltendi, belki kurtulabilirdi bu buhrandan. Elleri göğsündeki kıllara değdi, şaşırdı. Yerde birbirlerine değmeden duran düğmeleri gördü, gözleri doldu, karardı yer yüzü bütün, zaman durdu. Ağlamaya başladı 'Sizi anlıyorum!'. Yere yığıldı, bacakları buz kesti. Tanrının ellerinin saçını okşadığını hissetti gözlerini kapattı. Adını hiç duymadığı bir şehrin bilmem kaç kilometre ötesindeki bir ovada siyah saçlı bir kadınla beraber bisiklet sürdüğünü gördü, burada güneş yoktu gece çoktan ele geçirmişti dünyayı. Ayın ışığı aratmıyordu sabahı çünkü o ışığı güneşten alıyordu. Anlamaya başladı. Sevgi düşen bir ruhu kaldırmak yerine taşlık bir arazide yalın ayak koşarak ona ulaşmaktı. Gözlerini araladı, hasta olacaktı soğuktan biliyordu, Kalkıp cama çıktı. 14. kattan aşağı bakarken bir gökdelenin son katındakinden daha çok korkuyordu. Küçük şeyler büyük şeylerin yanında devasa bir üstünlük sağlıyordu. Soluk alıp verişi gitgide azalıyordu. Yatağa cenin pozisyonunda uzandı ve bir sigara yaktı.
Yorumlar
Yorum Gönder